Edebiyat Öğretimi Neyi Amaçlar?

Edebiyat öğretiminin alanı oldukça geniştir. Bir edebiyat öğretmeni yalnızca ‘kim, neyi yazdı?’ sorusunun cevabını öğretmez. Metnin dilini, yapısını, estetik değerini, tarihsel bağlamını, yazarın dünyasını ve eserin başka eserlerle ilişkisini öğrencinin fark etmesini sağlamaya çalışır.

Bir roman, yalnızca yazarı ve kahramanlarıyla var olmaz. Bir şiir, yalnızca nazım biçimi ve ölçüsü değildir. Bir edebî dönem de birkaç sanatçı ve eser adından ibaret değildir.

Gerçek bir edebiyat öğretiminde öğrenciye yalnızca bilgi verilmez; metni okuma, yorumlama, ilişkilendirme ve anlamlandırma becerisi kazandırılmaya çalışılır. Bunun için bazen tek bir şiir üzerinde bir ders saati boyunca durmak gerekebilir. Bir romanın birkaç sayfasından hareketle dönemin sosyal yapısı, anlatıcının konumu, dil tercihleri veya karakterlerin psikolojisi tartışılabilir.

Çünkü edebiyat öğretiminin nihai amacı yalnızca doğru seçeneği bulmak değildir. Edebiyat öğretimi, insanın metinle kurduğu ilişkiyi geliştirmeyi amaçlar.

Peki Sınav Ne İstiyor?

Tam bu noktada başka bir gerçeklikle karşılaşıyoruz: Sınavın amacı edebiyat öğretmek değildir; belirli süre içerisinde öğrencinin bilgisini ve bilgisini kullanma becerisini ölçmektir.

Öğrenci sınav salonuna girdiğinde karşısında bir öğretmen yoktur. Önünde soru kitapçığı, cevap anahtarına dönüşecek bir optik form ve sınırlı bir süre vardır. Dolayısıyla öğrenci yalnızca bilmek zorunda değildir; bildiğine hızlı ulaşmak zorundadır.

Bir öğrenci Tanzimat Dönemi’ni çok iyi anlamış olabilir. Ancak soru içinde verilen ipuçlarından hareketle sanatçıyı belirleyemiyorsa sınav açısından sorun devam ediyor demektir. Bir başka öğrenci Cumhuriyet Dönemi şiirinin gelişimini uzun uzun anlatabilir. Fakat birkaç özellik arasına yerleştirilmiş ayırt edici bilgiyi fark edemiyorsa doğru cevaba ulaşamayabilir.

Sınav, bilgiyi yalnızca ‘biliyor musun?’ biçiminde sorgulamaz. Çoğu zaman asıl soru şudur: Bu bilgiyi diğer bilgiler arasından ayırabiliyor musun?

Edebiyat Atlası® Tam Olarak Burada Devreye Giriyor

Edebiyat Atlası®’nın tasarım mantığı bu ayrımdan doğdu. Amacımız bir edebiyat tarihi kitabının dijital kopyasını oluşturmak veya öğrencinin yüzlerce sayfalık bilgiyi telefonda yeniden okumasını sağlamak değildi. Çünkü kitabı küçültüp telefon ekranına yerleştirmek, eğitim teknolojisi geliştirmek anlamına gelmez.

Biz başka bir soru sorduk: Bir AYT öğrencisinin sınavda doğru cevaba ulaşabilmesi için hangi bilgiyi, hangi bilgiyle ilişkilendirmesi gerekiyor?

Bu nedenle Edebiyat Atlası®’nda bilgi mümkün olduğunca sınavın zihinsel haritasına göre düzenlenir. Amaç öğrencinin zihninde birbirinden kopuk yüzlerce bilgi oluşturmak yerine, bilgiler arasında geri çağırmayı kolaylaştıran bağlantılar kurmaktır.

Öğrenci bir sanatçıyı gördüğünde eserlerini; eseri gördüğünde sanatçısını; bir roman kahramanını gördüğünde eseri; belirli bir özelliği gördüğünde ilgili sanatçı veya dönemi hatırlayabilmelidir. Çünkü sınav sırasında ihtiyaç duyulan şey çoğu zaman yeni bilgi öğrenmek değil, öğrenilmiş bilgiyi doğru anda geri çağırabilmektir.

  • Dönem
  • Sanatçı
  • Eser
  • Ayırt edici özellik
  • Kahraman
  • Konu
  • Soru

Neden Her Şeyi Anlatmıyoruz?

Eğitim uygulamalarında sık karşılaşılan bir yanılgı vardır: Ne kadar fazla bilgi verirsek o kadar iyi öğretmiş oluruz. Oysa sınava hazırlık açısından bunun tam tersi sonuçlar ortaya çıkabilir.

Bir sanatçı hakkında akademik düzeyde onlarca sayfa bilgi bulunabilir. Fakat öğrencinin sınav hazırlığı sırasında bu bilgilerin tamamına aynı derecede ihtiyacı yoktur. Burada önemli olan bilgi miktarı değil, bilginin işlevselliğidir.

Edebiyat Atlası® bu nedenle ansiklopedi olmaya çalışmaz. Bir üniversitenin Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde okutulabilecek edebiyat tarihi dersinin yerine geçme iddiasında da değildir. Çünkü böyle bir iddia hem pedagojik hem akademik açıdan yanlış olurdu.

Bizim sorumuz daha sınırlı ve daha somuttur: Öğrencinin AYT’de karşılaşabileceği bir soruyu çözmesine hangi bilgi yardımcı olur? Bir bilginin uygulamadaki ağırlığını belirleyen temel ölçütlerden biri budur.

Ezberden Kaçarken Sınav Gerçeğinden de Kaçamayız

Edebiyat sınavlarına hazırlanırken yıllardır tartışılan kavramlardan biri ‘ezber’dir. Evet, edebiyat yalnızca ezberlenerek öğrenilemez. Fakat bundan hareketle sınavda hiçbir bilginin hatırlanmasına gerek olmadığını söylemek de gerçekçi değildir.

Öğrencinin bazı sanatçıları, eserleri, dönemleri, edebî toplulukları ve kavramları bilmesi gerekir. Sorun bilginin varlığı değil, birbiriyle ilişkisiz bilgi yığınlarına dönüştürülmesidir.

Edebiyat Atlası®’nın yaklaşımı tam da bu noktada farklılaşır. Öğrenciye yalnızca ‘Bunu ezberle.’ demek yerine, ‘Bu bilgi bununla bağlantılıdır, bunu gördüğünde şunu hatırla.’ diyen bir yapı kurmaya çalışır.

Çünkü insan zihni çoğu zaman tek tek bilgilerden çok ilişkileri ve örüntüleri daha kolay geri çağırır.

Öğretmenin Yerini Almıyoruz

Edebiyat Atlası®’nın en önemli ilkelerinden biri şudur: Uygulama öğretmenin alternatifi değildir. İyi bir edebiyat öğretmeninin sınıfta kurabileceği düşünsel ortamı hiçbir kart sistemi, soru bankası veya mobil uygulama bütünüyle karşılayamaz. Zaten karşılamaya çalışmamalıdır.

Öğretmen öğrencisine edebiyatı gösterebilir. Bir şiirin neden güzel olduğunu tartıştırabilir. Bir roman karakterinin davranışları üzerine düşündürebilir. Bir metnin arkasındaki insanı, toplumu ve zamanı fark ettirebilir.

Edebiyat Atlası®’nın görevi ise öğrencinin sınava hazırlanırken öğretmeninden, ders kitabından veya başka kaynaklardan öğrendiği bilgileri düzenlemesine, ilişkilendirmesine, tekrar etmesine ve sınamasına yardımcı olmaktır.

Bu nedenle uygulamayı bir ‘dijital öğretmen’ olarak değil, sınava hazırlık sırasında öğrencinin yanında taşıdığı kişisel bir çalışma aracı olarak görüyoruz.

Bir Atlas Neden Gerekli?

Uygulamanın adındaki ‘Atlas’ kelimesi yaklaşımımızı anlatır. Atlas size dünyayı öğretmez; dünyanın haritasını verir. Nerede olduğunuzu, nereye gitmek istediğinizi ve iki nokta arasındaki ilişkiyi görmenizi sağlar.

Edebiyat Atlası® da edebiyatın kendisi değildir; sınava hazırlanan öğrencinin edebiyat bilgisinin haritasıdır. Tanzimat’tan Servetifünun’a, Fecriati’den Millî Edebiyat’a, Cumhuriyet Dönemi’nden halk ve divan edebiyatına kadar öğrencinin karşılaştığı büyük bilgi alanını daha görünür ve yönetilebilir hâle getirmeye çalışır.

Çünkü öğrencinin yaşadığı temel sorunlardan biri çoğu zaman bilgi eksikliğinden önce bilginin dağınıklığıdır. Defterde başka yerde bulunan sanatçı, kitapta başka bölümde geçen eser, denemede karşılaşılan kahraman ve öğretmenin derste vurguladığı özellik öğrencinin zihninde birleşmediğinde öğrenme parçalanır.

Atlasın görevi bu parçalar arasındaki yolları göstermektir.

Sonuç: Edebiyatı Değil, Sınavdaki Edebiyat Bilgisini Haritalıyoruz

Edebiyat Atlası®’nın sınırlarını özellikle belirginleştirmek istiyoruz. Biz öğrenciye ‘Edebiyat budur.’ demiyoruz. Çünkü edebiyat, hiçbir uygulamanın ekranına sığmayacak kadar geniştir. Bizim söylediğimiz daha farklıdır: ‘AYT’de ihtiyacın olacak edebiyat bilgisini birlikte düzenleyelim.’

Bu nedenle Edebiyat Atlası®’nı değerlendirirken bir edebiyat tarihi kitabının, akademik bir kaynağın veya sınıftaki edebiyat öğretmeninin yerine koymak doğru değildir. Uygulamanın başarısı ‘Edebiyat hakkında bilinebilecek her şeyi içeriyor mu?’ sorusuyla ölçülemez.

Asıl soru şudur: Öğrencinin sınava hazırlanırken ihtiyaç duyduğu bilgiyi bulmasını, bilgiler arasında bağlantı kurmasını, tekrar yapmasını ve sınav anında doğru bilgiyi hatırlamasını kolaylaştırıyor mu? Edebiyat Atlası®’nın bütün tasarım anlayışı bu soruya mümkün olduğunca güçlü bir ‘evet’ cevabı verebilmek üzerine kuruludur.

Hedefimiz edebiyatı birkaç karta, birkaç soruya veya birkaç doğru cevaba indirgemek değil; sınava hazırlanan öğrencinin önündeki dağınık edebiyat bilgisini bir haritaya dönüştürmektir. Edebiyatı öğretmek öğretmenin ve edebiyat eserlerinin işidir. Edebiyat Atlası®’nın işi ise öğrencinin sınav yolunu kaybetmemesini sağlamaktır.

SIK SORULAN SORULAR

Bu rehber hakkında kısa cevaplar

Edebiyat Atlası® edebiyat öğretir mi?

Edebiyat Atlası® bir edebiyat tarihi kitabının veya sınıftaki edebiyat öğretiminin yerine geçmez. Öğrencinin AYT’de ihtiyaç duyduğu bilgiyi düzenlemesine, ilişkilendirmesine, tekrar etmesine ve sınamasına yardımcı olur.

Edebiyat Atlası® öğretmenin yerini alır mı?

Hayır. Uygulama öğretmenin alternatifi değil, öğrencinin sınava hazırlanırken yanında taşıdığı kişisel bir çalışma aracıdır.

Edebiyat Atlası® neden her akademik ayrıntıyı içermez?

Çünkü sınava hazırlıkta belirleyici olan bilgi miktarı değil, bilginin işlevselliğidir. İçerik ağırlığı, öğrencinin AYT sorusunu çözmesine yardımcı olacak ilişkilere göre belirlenir.

AYT edebiyat hazırlığında bilgileri ilişkilendirmek neden önemlidir?

Sınav çoğu zaman bilgiyi doğrudan sormak yerine ayırt edici özellikler ve çeldiriciler içinde kullandırır. Dönem, sanatçı, eser, kahraman ve özellik arasında bağlantı kurmak doğru bilgiyi daha hızlı geri çağırmayı kolaylaştırır.

MAKALEYİ BEĞENDİNİZ Mİ?

—toplam beğeni
Her cihazdan yalnızca bir beğeni sayılır.

PAYLAŞ

X
Instagram ve TikTok düğmeleri; başlık, yazar ve kısa öz içeren dikey paylaşım görseli oluşturur.

YAZAR

Faruk YAŞATürk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni · Edebiyat Atlası® kurucusu

Tüm çalışma rehberlerini konu ve öğrenme amacına göre birlikte inceleyin.

Tüm rehberleri gör